LightReader

Chapter 6 - Final Bölüm

​Sun, sıradan ve basit hayatına kaldığı yerden devam ediyordu. Zaman akıp gitmişti ama Galaxy'nin gidişi onun için sanki daha dün gibi tazeydi. O sabah, alışık olduğu düzenle uyandı ve işe gitmek üzere evden ayrıldı.

​Yolda yürürken her zamanki gibi kendi kendine konuşuyordu. Soğuk hava tenini yakarken, "Keşke eldivenlerimi taksaydım," diye mırıldandı. Karşıdan karşıya geçmeye çalışırken yanından siyah paltolu, şapkalı ve maskeli bir adam geçti. Sun, istemsizce adamın ensesine baktı. O saç kesimi, o duruş... Zihninde eski bir arkadaşını uyandırdı.

​"Bu havada kim böyle giyinir ki? Ajan gibi," dedi iç sesiyle. Sonra aniden durdu. "Galaxy?"

​Gözleri kalabalığın içinde o yabancıyı aradı ama bulamadı. "Galiba karıştırdım," diye mırıldandı saçlarını düzelterek.

​Dükkandaki Yabancı​İşe geç kalmıştı. Dükkanın kapısında anahtarlarını ararken üzerine bir gölge düştü. Korkuyla arkasını döndüğünde dükkan sahibi Samet Amca'yı gördü. "Kızım sakin ol, ben açacağım," dedi yaşlı adam. Sun derin bir nefes aldı; bugün her şey üst üste geliyordu.

​İçeride bitkilerle ilgilenirken yorgunluktan bitkin düşmüştü. Bir anlığına rujunu sürmek için aynaya yöneldi ama ruj elinden kayıp masanın altına kaçtı. Masanın altına eğildiği sırada kapıdaki rüzgar çanları çaldı.

​"Kimse var mı?" dedi bir ses.

Sun masanın altından cevap verdi: "Merhaba... Dışarıda konuşalım lütfen."

​Masanın altındayken zihni çocukluklarına gitti. Galaxy ile masaların altına saklandıkları o günler bir film şeridi gibi geçti gözünün önünden. Masanın altından çıktığında karşısında yine o maskeli adamı buldu. Adam bir demet gül istiyordu. Sun'ın elleri titreyerek çiçekleri hazırlarken içindeki o ses yine fısıldadı: "Bu ses, o kişiye ne kadar çok benziyor."

​Maskelerin Düşüşü​Adam sonunda şapkasını ve maskesini çıkardı. Karşısındaki gerçekten de Galaxy idi.

​"Hazır not yazılmayacak mı?" dedi Galaxy, masadaki kağıdı işaret ederek.

Sun şoktaydı. "Sen... sen o musun?"

"Benim evet, tanıdın mı?"

​Sun'ın içindeki tüm o yılların birikmiş öfkesi patladı. "Hayır! Tanıdım işte, çık git buradan! Çiçeklerini al ve defol!"

Galaxy sakin kalmaya çalışarak, "Çiçekler mesajım için, bugün doğum günü..." dedi.

Sun daha da sinirlendi: "İlgilenmiyorum! Beni beklettin, sonra gittin ve şimdi hiçbir şey olmamış gibi geri mi geliyorsun?"

​Sokaktaki Hesaplaşma​Galaxy dükkandan çıktı ama Sun peşini bırakmadı. Sokağın ortasında birbirlerine bağırmaya başladılar.

"Beni neden bekliyorsun?" diye sordu Galaxy.

"Seni gördüm! Pastaneye baktın, o sen değildin!" dedi Sun çaresizce.

Galaxy duraksadı: "Evet, bendim."

​O an Sun için her şey koptu. "Seni bekledim! İstediğin yere git ama bir daha gelme! Cehenneme git!"

Galaxy acı bir gülüşle karşılık verdi: "Gidiyorum!"

"Git!" diye bağırdı Sun. "Cehennemin dibine kadar yolun var!"

More Chapters