LightReader

Chapter 19 - Ekstra Bölüm (19) Suskunlukla Örülen Tabut (Okumak opsiyonel)

"Oshi no Ko" manga serisi, 165. bölüm sonrası yaşanan gelişmelerin ardından, ilk nesil B-Komachi üyelerinin yaşadığı durumları ve verdikleri tepkileri odağına alıyor.

Kışın soğuk bir günüydü. Gökyüzü ağır ağır kararıyor, şehir ışıkları birer birer yanıyordu. Televizyondaki haber, çoğu insan için sıradan bir gelişmeden ibaret olabilirdi. Ama bazıları için, geçmişin en derin yaralarını yeniden kanatacak bir kırılmaydı bu.

Kameralar bir polis memuruna çevrilmişti. Yıllardır çözülememiş bir dava, nihayet resmen kapanıyordu.

"Bugün, uzun süredir kamuoyunu meşgul eden Ai Hoshino cinayet dosyası resmen kapatılıyor. Yapılan soruşturma ve son gelişmeler ışığında, olayın arkasındaki kilit isimler tespit edilmiştir: Fuyuko Niino ve Hikaru Kamiki. Bu kişiler, Ai Hoshino'nun trajik ölümünde doğrudan rol oynamıştır. Gözaltılar gerçekleşmiş ve dosya, resmî olarak kapanmaya hazır hale gelmiştir."

Bu açıklama, ülkede adeta yankılandı. Televizyonlar, sosyal medya, haber portalları... Herkes bu haberden bahsediyordu. Ama hiç kimse, bu sözlerin ağırlığını ilk nesil B-Komachi üyeleri kadar derinden hissetmedi.

Takamine, uzun bir günün ardından evinde kendine sıcak bir çay hazırlamıştı. Televizyonun karşısına geçmiş, rahatlamaya çalışıyordu. Derken ekranda, Ai'nin eski sahne görüntüleri belirdi. Uzaktan gelen bir ses gibi, haber spikerinin sesi yükseldi. O an, sesi açmak için kumandaya uzandı. Söylenenleri duydukça, elleri titremeye başladı. Çay fincanı zar zor elinde duruyordu.

"...Niino...?" diye fısıldadı. Hafızasında tozlu raflara kaldırılmış anılar bir anda canlandı. Sahne arkası kahkahalar, göz göze geldikleri o yorgun geceler... Ve şimdi, bu korkunç gerçek. Olduğu yerde bir süre donakaldı. Sonra derin bir nefes alıp yumruklarını sıktı.

"Bunca yıl... Ve şimdi mi?"

Meimei, çocuğuyla birlikte televizyon izliyordu. Kanallar arasında gezinirken bir anda haber bülteni değişti. Gözleri ekrana kilitlendi. Vücudu hareket etmiyordu.

"Anne, iyi misin?" diye sordu çocuğu.

Yüzüne zoraki bir gülümseme yerleştirdi.

"Evet canım... Sadece biraz başım döndü."

Ama içinde bir fırtına kopuyordu. Yıllar önce sahneleri arkasında bırakmış, sakin bir hayat kurmuştu. Ama geçmiş, onu bir kez daha bulmuştu.

Watanabe: Evinde kendine kahve hazırlamıştı. Televizyonun arka planda elinde telefon sosyal medyada geziniyor rahatlamaya çalışıyordu. Algoritmanın onun hoşuna gideceğini düşündüğü mim'lerde geziniyor paylaşımlara bakıyor yukarıya doğru kaydırıyordu uygulamayı bir kez daha yenilediğinde ekrandaki birçok paylaşım birden bire Ai'nin eski sahne görüntüleri belirdi Watanabe geçmişine ve Ai'ye dahil bu kadar uyarını bir arada görünce kısa bir şok anı yaşadı kafasının telefondan kaldırdı ve içinden "bugünlük bu kadar sosyal medya yeter diye düşündü" kısık halde gelen televizyonun sesini algıladı, haber spikerinin kulaklığımdan reciden gelen bir şeyi dinliyordu spiker sanki bir gelişmeyi haber programına hızlıca geçecekti O an, sesi açmak için kumandaya uzandı. Söylenenleri duydukça, elleri titremeye başladı. Kahve eline döküldü ama bfincanı zar zor elinde tutabildi.

Televizyonda spikerin anlattıklarından dolayı şoka girmişti yakın arkadaşları aynı anda ona mesaj gönderiyorlardı

"Bunu gördün mü?"

"Fuyuko Niino... Sahne partnerin değil miydi?"

Kalbi hızlı atmaya başladı. Haberi açtı. Gözleri satırları tararken, beyni anlamakta zorlanıyordu. Yavaşça telefonu masaya bıraktı. Gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı.

"Bu... nasıl olabilir?"

Aril, sosyal medyada gezinirken karşılaştı habere. İlk başta sahte sandı. Ama kaynağı güvenilirdi.

"Bu... Şaka olmalı..."

Kyun ise, ekranı görür görmez dondu kaldı. Telefonu elinden düştü.

"Nino... bunu nasıl yapabildin?"

Aynı anda, farklı yerlerde, B-Komachi'nin eski üyeleri aynı gerçekle yüzleşiyordu.

Haberin ardından geçen birkaç gün içinde, sessizce telefonlar açıldı, mesajlar yazıldı. Sonunda Takamine, gruba toplu bir mesaj attı:

"Sanırım tekrar görüşmenin zamanı geldi. Ne dersiniz?"

"İsteyen olursa, bir kafede buluşalım."

Yıllardır birbirleriyle konuşmamışlardı. Ama hepsi, o mesajı görünce içgüdüsel olarak aynı şeyi hissetti: gitmeliyiz.

Hava soğuktu, camlar buğulanmıştı. Kafenin içine tek tek girdiklerinde, aralarında yılların getirdiği bir mesafe vardı. Masanın etrafına oturduklarında sessizlik çöktü. Kimse nasıl başlayacağını bilmiyordu.

Sessizliği ilk bozan Meimei oldu.

"Ne diyeceğimi bilmiyorum... Yıllar geçti. Ama Fuyuko... hâlâ inanamıyorum."

Takamine derin bir nefes aldı.

"Evet, Meimei. İnanması zor. Ama geriye dönüp bakınca... her şey gözümüzün önündeydi. Hatırlıyor musunuz? Soyunma odasındaki o patlama... Ai'ye Ryosuke'nin bakışları... Nino'nun zaman zaman garipleşmesi. Hep 'kıskançlık işte' deyip geçtik."

Watanabe başını salladı.

"O zaman bilseydik... bir şeyler değişir miydi ki?"

Yine sessizlik. Kimse birbirinin gözlerine bakamıyordu.

Sonunda Kyun fısıltıyla konuştu.

"Ai bizi asla suçlamazdı. O gülümsemesiyle, 'Boş verin, geçti artık,' derdi. Ama biz... geçemiyoruz."

Kelimeler bir ağırlık gibi çöktü masaya.

Aril gözlerini kapattı.

"Ai... her zaman bizden güçlüydü. Şimdi bizim de güçlü olmamız gerekiyor."

Buluşma, kahveleri soğuyana kadar sürdü. Ama kimse bunun bir teselli olmadığını biliyordu.

Kafeden birer birer ayrıldılar. Her biri, geçmişin yüküyle baş başa kaldı.

Takamine çantasına uzandı. Eski günlerden kalma, B-Komachi dönemine ait bir saç tokasını çıkardı. Gökyüzüne baktı. Soğuk bir rüzgar tenine dokundu.

"Belki de... en başından beri geç kalmıştık."

Ve yoluna devam etti.

Son.

More Chapters