Köyün taşlı sokakları sabahın ilk ışıklarıyla hafifçe ısınırken, meydanda hâlâ bir sessizlik vardı. Toprağın kokusu kuru ve keskinti; rüzgâr hafifçe savruluyor, ağaç yapraklarını hışırtılarla sallıyordu. Ama en önemlisi, meydanda bulunan herkes bir şeylerin farklı olduğunu hissediyordu.
Zeythara ve Kaelric yürüyordu. Bedenler farklıydı: Zeythara artık Elenor'un bedenindeydi. Eskiden uysal ve güçsüz olan Elenor, artık dik, kendinden emin ve asi bir duruşa sahipti. Kaelric ise Kol'un bedenindeydi; sert ve baskıcı bir adamın bedeni, Kaelric'in zekâsı ve cesaretiyle birleşmişti.
Kalabalık hâlâ eski Kol ve Elenor'un davranışlarını bekliyordu. Ama kısa bakışlar ve küçük jestler, "Bir şey farklı" dedirtiyordu. Zeythara dudaklarını kıvırdı ve Kaelric'e fısıldadı:
"Gözleri bizde Aa bak başka kimin gözü bizde" konuştu alayla.
Kaelric sessizce dudaklarını kıvırdı, alçak ve kontrollü bir sesle fısıldadı:
"Görüyorum ve anlamıyorum kadınla ile birlikte olmak varken erkekler ne"
Zeythara gözlerinde alay ve cilveyle hafif bir ışık parladı:
"Biliyorum bende bunu sorguluyorum kadınlar en iyisi siz erkekler garip yaratıklarsınız ama itiraf etmeliyim bir erkeğe göre baya iyisin"
Kaelric göz ucuyla Zeythara'ya bakıp sessiz bir gülümseme verdi. Bu cilveli dalgayı fark etmişti, ama hâlâ kontrolünü kaybetmemişti.
Meydanın ortasında uzun boylu ve karizmatik Rovan duruyordu. Kol'un bedenine ilgisi açıktı; bakışları ve duruşundan bunu saklayamıyordu. Ama çevredeki erkekler homurdanıyor, bazıları alaycı bakışlarla birbirine fısıldıyordu:
"Bir erkeğe bu kadar ilgi… ilginç."
"Böyle şey olur mu? Şaşırtıcı."
Kaelric, Rovan'ın bakışlarını fark etti tiksindi
Zeythara hafifçe eğildi, alçak ama cilveli bir sesle fısıldadı:
"Ama olmaz ki sana duygusu olması suç mu bence karşılık ver"
Kaelric göz ucuyla zeytharaya baktı ve elini zeytharanın beline koydu ve onu kendine çekti dudakları kıvrıldı
"Ben sadece kadınlarla ilgileniyorum istersen ne kadar ilgilendiğimi açıkça gösterebilirim sonuçta burda yanlış karşılanmaz baksana açık açık ilişkiye girenler bile var"
Zeythara kaelricten kurtulmaya çalıştı ama izin vermedi.
"Sakin ol sadece şaka."
Rovan : "kaelric nasılsın"
"Seni ilgilendirmiyor benimle konuşma onurumu zedeliyorsun."
Rovan:" hoşuma gidiyor bu davranışlar negatif ve pozitif birbirini çeker" dedi göz kırparak.
"Benim yanımda kocama mı asılıyorsun."
"Kadınlar ne zamandan beri erkek konuşurken konuşur."
"Ben istediğim zaman konuşurum ve seni linç etmeye hazır olan bir toplum varken bence uslu dur."
Rovan , zeytharaya yaklaştı sadece kaelric ve zeytharanjn duyacağı şekilde konuştu
"Ah tatlım bu kalçalara dokunmak isteyen kaç erkek var haberin var mı herkes rahatsız değil memnun olanlarda var." Dedi ve uzaklaştı ordan
Meydan artık eski sessizlikte değildi. Herkesin gözleri üzerlerindeydi Kaelric ve Zeythara arasında sessiz bir ittifak oluşmuştu; hem cilveli hem zekice, meydandaki tüm tehditleri birlikte yönetir şekilde.
Zeythara dudaklarını ısırdı ve hafifçe fısıldadı:
"Belki biraz daha yakın durmalısın, üzme aşığını"
Kaelric hafifçe yana eğildi, sessiz ama ciddi bir tonla fısıldadı:
"saçmalama!"
Meydan artık tamamen uyanmıştı; kadınlar ve erkekler değişiklikleri fark ediyordu. Zeythara ve Kaelric arasındaki sessiz, cilveli ve zekice ittifak, meydandaki gerilimi yönetiyordu.
Ve böylece, günün asıl oyunu başlamıştı.
