LightReader

İSTENMEYEN MİSAFİR

Allleria
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
80
Views
Table of contents
VIEW MORE

Chapter 1 - ALTUST OLUS

Gözlerim karardı adeta ben ben değildim hayatım altüst olmuştu onunla gitmem lazım ama onu tanimiyorum bile köşede oturmuş beni izliyor sonra benim öfke dolu bakışlarimdan sonra abime bakiyordu sadece yok olmak istiyordum sadece YOK OLMAK...

Her şey lanet Pazar günü başladı vasıfsız abim babamın hastalığındam dolayı evimize taşınali 3 ay olmuştu koskoca 3 ay onunla yaşamak ölüm gibiydi neyseki yüzünü pek görmüyordum dışarıdan eve geldigi yoktu sözde babama söz vermişti Veraya gözüm gibi bakacağım diye aman bakmasin daha iyi gerizekalı

Neyse uyanır uyanmaz abime baya bir saydirarak güne başlamıştım bugün acelem vardı Laleyle buluşup kabul belgesi gelmiş mi diye bakacaktik

Ben doğduğumdan beri en büyük hayalim resimlerimin sergilenmesiydi ama hep önüme engeller çıkmıştı ailem başta karşı çıkmıştı o sana yaramaz diye ama ben vazgeçmedim gizlice güzel sanatlara hazirlandim ve kabul edildim ailem sonradan kabul etti bu azmimin karşısında tabi

Guzel Sanatlar okumaya başladım başlamasına ama onemli olan o eldi beni gün yüzüne cikaracak el yani Saadet Gulersoy

Saadet Hanım her yıl kendi başarısını göstermek isteyen resim dalında başarılı olan gençlerden birer portre istiyordu yarışmaya katılan portrelerden 5 tanesini seçip sergisinde sanatçının adıyla yayinliyordu tabi sayılır bir isim oldugundan senin de gün yüzüne cikman an meselesi oluyordu

Benim de hayalim buydu annemin portresini yapmıştım ben beni dogurmadan iki gün önce parkta çekilen güneş ışınlarının cennet yüzünün her bir tarafını çevrelediği ela gözlerinden çıkan gülümsemesinin her tarafı neselendirdigi fotoğrafini çizdim umarım kabul edilir de buradan kurtulurdum annem beni doğuruken ölmüştü babam bana bakmıştı bir de abime tabi abi denilirse annelerimiz bir degildi bizim onun annesi babamdan boşanıp başka biriyle evlenmişti oğlunu da yanına almamisti ilk başlarda çok üzülürdum ona ama başımıza iş açmaktan baska yaptığı bir şey yoktu en son ben 15 yaşındayken bir gece eve alkolik gelmişti babam baya kızdı ona en son cebinden silah çıkarıp kafama dayayıp babamı tehdit etmisti orada isteyip bağırmisti babam sakın olması için konuşuyordu o ise durmadan Lada diye bağırıyordu ben korkudan agladigimda kafama vurup sus gerizekali diyordu babam evdeki tüm paraları ona verip defol bir daha da donme dedi ve onu son gorusumuzdu komşumuz Nerimanla konuşuyorlardı o zaman en son Almanya'ya gitmiş diye duyduk daha da bir şey gelmedi mutluyduk o gittikten sonra biz bizeydik ta ki babam hastalanan denk kanser hastasiymis 3. Evre duyduğumda dunyam başıma yıkılmıştı annemden sonra babamı da kaybedemezdim okulumu dondurdum 18 yaşındaydım yeni baslamistim babama bakmak için okulumu dondurdum babam benim her şeyimdi onu kaybetmektense okulundan vazgecmeyi seçtim kafelerde avmlerde çalıştım durmadan onun durumu gün geçtikçe daha kötüye gidiyordu ben dişimi tirnagima takmış çalışıyordum tüm parayı ilaclarina ve tedavisine veriyordum ama nafile çok pahalıydı masrafları tüm ümidim tukenmisken o geldi abim evet abim 3 senenin ardindan cikagelmisti babamın durumu öğrenip bir de ilk başta çok şaşırmıştım abim mi bu diye hem de elinde yüklü bir miktar parayla babam için gelmis çok değişmişti davranışları hareketleri o değildi sanki kapıyı açtığımda onu görünce şaşırmıştım tabi en son yüzüme almayacak misin beni içeri diyince kendime geldim hayır dedim kapıyı kapatacaktim ki tuttu Vera bak ben çok değiştim artık eski Levent değilim dedi Babamın durumu kritik olduğunu duyunca hemen geldim elimde tüm birikimimle hem de dedi Bu o kadar iyi bir haberdi ki sonunda babam kurtulacakti bu şerefsiz sayesinde bile olsa kurutulacakti ama ona güvenemiyordum en son içeri daldı hop hop diye pesinden kostum babamın yanına gitti babam onu görünce şok oldu beti benzi attı

Le...Levent dedi

Gerizekalı babama sarilarak baba babam dedi özür dileyerek ağlamaya başladı babam da ben de soktaydik en son onu çekiştirip bırak adamı zaten hasta dedim ben de onun için geldim diyip babama anlattı babam başta kabul etmedi

Hayır bunu kabul edemem diye Levent alacağı duygu somurusune devam etti niye baba ben senin evladım değil miyim diye

En son kolundan tutup onu mutfağa çektim ne yapmaya çalışıyorsun diye ne yapmaya calsiyorum babamızı kurtarmaya calsiiyorum dedi Bak Vera diye soze başladı yaptıklarımın farkındayım ama değiştim eski ben değilim artık dedi Sonra elimi tutup izin ver yardım edeyim dedi

Yapacak bir seyim yoktu elimi çekip kabul ettim ve babamın yatisini yaptılar babami en ünlü doktorların bulunduğu hastanede tedavisine devam ediliyordu babam artık bizim evde değildi üstelik bu vasifsizla aynı evdeydim babam yattıgi gün hemen bizi odaya çağırdı ve siz verdirtti

Levent oğlum kardesin Vera sana emanet gözün gibi bak Vera kızım sen de okuluna devam et diye ikimiz de söz verdik uzunca sohbet edip eve doğru yol aldık konuşmadık ona kalacağı odayı gösterip hemen yattım yarın ilk isik okuluma devam etmekti gerçi askiya az kalmıştı ama olsun gittik hemen açtim devam edecektim Laleye sürpriz yapacaktim Lale benim lise birden beri en yakın dostumdu beraber hazırlanmıştık zaten güzel sanatlara

Evine gidip sürpriz yaptim inanamadi başta sonra kız kıza güldük eğlendik kutladık hemen saat geç olmuştu Lale bizde kal dedi ama eve dönüp babamın yanına ugramam lazımdı vedalaşıp çıktım evinden eve yürüyerek gitmeyi istedim hava güzeldi rüzgar siyah saclarimla birleşip huzur veriyordu sanki inanamiyordum babam iyilesiyordu ben okuluma başlamıştım bu hayallerimin de otesiydi nasıl eve geldigimi fark etmedim bile hemen eve gelip üstümü değiştirdim sonra babamın yanına gitmem lazımdı Levent evde yoktu taksi şansıma boştu hemen binip yola koyuldum beş dakika geçmeden Levent aradı babam hemen ameliyata alınmıştı nasıl zonkluyordu deprem oluyordu sanki Levent in alo alo demesiyle kendime geldim hemen geliyorum diyip kapattım taksici abiye abi lütfen hızlı gider misin çok acil dedim hizlica hastaneye varıp babamın odasının yanıma koştum Levent oradaydı ne olduğunu sordum babam fenalasmis hemen ameliyata girmesi gerekliymis dedi

Neden ama dedim çok iyiydi bir şeyi yoktu

Bilmiyorum dedi Levent yere çöktüm ağlamak uzereydim sonra Levent yürümeye başladı başka bir yere gidiyordu yanında bir adam vardı sonradan fark etmiştim sessizce bana bakıyordu en son o da gitti bir süre sonra yanıma biri oturdu kafamı kaldırdığında o adamdı su uzatiyordu bana gözyaşlarını silip suyu içtim iyi misin diye sordu sence diye cevap verdim

Merak etme iyi olucak dedi bu adam kimdi ve niye yanimdaydi hem de bu vakitte

Sen kimsin dedim Sustu Hiçbir şey demeden kalkıp gitti daha sonra Levent geldi babam ameliyattan çıkmış dedi Nerede diyip hemen ayağa kalktım

Heyecanlanma hemen kimseyi almıyorlar dedim

Nerede dedim tekrar

Sinirle sana almiyorlar dedim dedi

Şaşırmıştım cevap verecektim ki doktor geldi babam kriz geçirmiş ameliyata almak zorunda kalmışlar şu an durumu kritikmis hem kanser hem de krizle başa çıkıyormuş o yüzden sadece görebilir misiz

Hemen doktorun peşinden gittim zavvalli adam makineye bağlıydı doktor maalesef kurtardık ama bitkisel hayatta dedi tekrar yere cokmustum ama bu sefer kendimi tutamadım bile hıçkıra hıçkıra ağlıyordum doktor oradan ayrıldı sonra omuzumda bir el hissettim Levent kalk diyordu başımı kalkdirip ayağa kalktım ne diyorsun sen dedim sesimi yukselterek beni köşeye çekti saçımı tutup mal gibi ağlamayı kes yoksa gebertirim seni dedi

Hemen tokat yapıştırdım suratına neye uğradığını şaşırdı ve beni yere attı sonra karnıma bir tekme attı içim disima xikmiati ne olduğunu bile anlayamamıştım oksurdugumde yüzüme yaklaşıp artık devrin bitti Vera hanım hasta baban artık seni koruyamayacak dediğinde bedenim ruhundan ayrilacakti sanki

Bunca zaman rol yapmış babamı kandırmışti üstelik artık babam yanımda değildi hastanede sabaha kadar başında bekledim Levent tekme attiktan sonra gitmişti hala ona inandığım için kendime kızıyordum tam bir aptaldim tam bir aptal üstelik o eve de gitmek istemiyordum sıkışmış gibiydim doktor gelmişti o anda hemen yanına gidip babamı sordum

Bakım Vera hanım babanızın durumu şu an stabil ancak burada bu şartlarda kalamazdı iz babanız bunu sizin için istemez lütfen evinize gidin ben size her şeyi bildiricem söz dedi

Ama benim evim yoktu

Doktora tamam diyip babamla son bir defa vedalaşıp hastaneden çıktım o eve gidemezdim caresizdim sokakta da kalamazdim sonra aklıma Lale geldi hemen arayıp ne yapıyorsun diye sordum iyi işte şehir dışındayım diye cevap verince yine çaresizliğe sürüklendim caktirmadan konuşmayı bitirip kapattım başka çarem yoktu o eve gidicektim eve gittim istemeyerek sanki ayaklarım başka yöne gidiyor gibiydi ama en son eve varmistim anahtari takip açtığımda kimse yoktu ev boştu etrafa bakındım iyice Levent yoktu acaba gitmiş miydi diye düşündüm inşallah gitmistir diye dua ediyordum durmadan dua ederken uyuyakalmisim kalktığımda saat 12.00 di iki saattir yatmisim hemen kalkıp kahvaltı hazırlamaya başladım dünden beri bir şey yememistim sandviç yapıp doktoru aradım doktor bir seyin olmadığını bugün gelmemi söyledi sanki evden kovulan çocuklar gibiydim doktor telefonu kapattı sandvicimi yiyip kahvaltı yaparken kapı çaldı inşallah o değildir diye kapıyı açtım ama oydu aptal aptal bakışlarıyla bakıyordu kapıyı hemen kapatmaya calsitim ama yine tuttu keşke o gün kapıyı hiç acmasaydim ona

Kapıyı hızla itip hemen saçımı kavradı bana bak gerizekalı o aptal aklınla beni evden mi kovuyorsun dedi Burası benim de evim o aptal adam benim de babam dedi

Babam hakkında düzgün konuş diyip yüzune tukurunce iyice çıldırdı beni bir köşeden diğerini fırlattı uyandgimda koltukta yayılmış at yarışı izliyordu basım zonkluyordu bildiğim beni fırlatıp keyif catiyordu uyandigimi fark edince aman canım sen de çok kolay bayiliyorsun diyip dalga geçti

Ağzımı açmadan sakın o ağzını açayım deme bunak babanin iyilesmesini istiyorsan kes sesini yukarı çık dedi

Normalde olsa üzerine saldirirdjm ama o kadar çaresiz hissediyordum ki kuyruğu sıkışmış kedi gibiydim yukarı çıkıp ağlamaya başladım yapacak hiçbir şeyim yoktu hiçbir şeyim

İşte böyle iki ay geçmişti o serefsizle tek başıma iki ay bu evde geçirmiştim Lale şehir dışından hala donmemisti oradan devam ediyordu hayatına ben ona olanlardan hiç bahsetmistim günlük şeylerden konuşuyorduk sadece ta ki bundan iki hafta önce Saadet Gulersoy u söyleyene kadar çıkış kapim oydu sanki secilirsem taninirsam hem bu evden kurtulurdum hem de babamın masraflarink ben karsilardim tablodan çok umitliydim iki haftalık seçim süreci vardı ve gün gelip catmisti bugün o gündü hemen ayağa kalktım hazırlandım aynanın karşısına geçtim ve bugün bu evden gidiyorsun dedim ve çıktım Lale dün buraya dönmüştü onu da alıp secmelerin belirleneceği alana gittik çok heyecanlıydım sonra isimler belirlenmeye başladı

Ayşe Kılıç

Mavera Aslan

Balım Tunç

Zeliş Zana

Ve son isim kalbim gün güm atıyordu sanki benmişim gibi sadece o işimin söylenmesini istiyordum sadece ve söylendi

Burak Yılmaz

Hayatım gözümün önünden geçmişti sanki seçilmemistim evet secilmemistim Lale beni fark edip Vera Vera diye koluma dokunuyordu

Sonra Saadet Hanım sahneden inip arkaya doğru koşmuştu kendimi kaybetmistim zaten daha ne kadar kaybedebilirim dedim ve peşinden koşmaya çalıştım Herkes bana bakıyordu Lale peşimden koşarak ne yapıyorsun dursana diyordu korumalar üstüme gelio beni durdurmaya çalışırken ben Saadet Hanım Saadet Hanım diye bagiriyordum