LightReader

Bir Şehrin İçinden Geçen Aşk

Musa_Ümit_babur
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
45
Views
Table of contents
VIEW MORE

Chapter 1 - İsimsiz

Şunu dedin:

Bana kitap yaz

ChatGPT:

Yazar moduna geçerim 😄📚

Ama tam isabet olması için tek bir şey sorayım:

👉 Ne tür bir kitap istiyorsun?

(örnek: roman, fantastik, korku, aşk, bilim-kurgu, kişisel gelişim, çocuk kitabı…)

İstersen ben kendim bir konu seçip hemen 1. bölümle de başlayabilirim.

Top sende 👀✍️

Şunu dedin:

Aşk

ChatGPT:

Tamam… 🌹

O zaman kalpten yazıyorum.

Adı: Bir Şehrin İçinden Geçen Aşk

1. Bölüm – Gözlerine Denk Geldiğim An

Bazı insanlar hayatına girmez.

Hayatını böler.

Onu ilk gördüğümde saat kaçtı hatırlamıyorum. Ama şehir akşamüstüne yaslanmıştı; gökyüzü turuncu ile mor arasında kararsızdı. Kalabalığın içinden yürüyordu. Herkes bir yere yetişiyordu, o hariç. O, sanki zamanla kavga etmeyi bırakmıştı.

Göz göze geldik.

Bir saniyeydi belki. Ama içimde yıllar sürdü.

Bakışlarında bir tanıdıklık vardı. Daha önce hiç konuşmamıştık ama sanki çok şey söylemiştik birbirimize. O an şunu hissettim:

Bazı aşklar tanışarak başlamaz. Hatırlayarak başlar.

Yanımdan geçti. Parfümü kaldı. Kalbim kaldı. Ben kaldım.

Arkasından dönüp bakmadım. Çünkü dönersem, bir daha eskisi gibi olamayacağımı biliyordum. Ama kader dediğin şey, insanın cesaretsizliğini pek umursamaz.

O gece uyuyamadım.

Ve bilmeden, onun da uyuyamadığını

Şunu dedin:

Bana kitap yaz

ChatGPT:

Yazar moduna geçerim 😄📚

Ama tam isabet olması için tek bir şey sorayım:

👉 Ne tür bir kitap istiyorsun?

(örnek: roman, fantastik, korku, aşk, bilim-kurgu, kişisel gelişim, çocuk kitabı…)

İstersen ben kendim bir konu seçip hemen 1. bölümle de başlayabilirim.

Top sende 👀✍️

Şunu dedin:

Aşk

ChatGPT:

Tamam… 🌹

O zaman kalpten yazıyorum.

Adı: Bir Şehrin İçinden Geçen Aşk

1. Bölüm – Gözlerine Denk Geldiğim An

Bazı insanlar hayatına girmez.

Hayatını böler.

Onu ilk gördüğümde saat kaçtı hatırlamıyorum. Ama şehir akşamüstüne yaslanmıştı; gökyüzü turuncu ile mor arasında kararsızdı. Kalabalığın içinden yürüyordu. Herkes bir yere yetişiyordu, o hariç. O, sanki zamanla kavga etmeyi bırakmıştı.

Göz göze geldik.

Bir saniyeydi belki. Ama içimde yıllar sürdü.

Bakışlarında bir tanıdıklık vardı. Daha önce hiç konuşmamıştık ama sanki çok şey söylemiştik birbirimize. O an şunu hissettim:

Bazı aşklar tanışarak başlamaz. Hatırlayarak başlar.

Yanımdan geçti. Parfümü kaldı. Kalbim kaldı. Ben kaldım.

Arkasından dönüp bakmadım. Çünkü dönersem, bir daha eskisi gibi olamayacağımı biliyordum. Ama kader dediğin şey, insanın cesaretsizliğini pek umursamaz.

O gece uyuyamadım.

Ve bilmeden, onun da uyuyamadığını…

İstersen:

Hikâyeyi devam ettireyim

Aşkı acı, imkânsız ya da mutlu sonlu yapayım

Karakterleri senin istediğin gibi şekillendireyim

Söyle… Bu aşk nasıl bitsin istiyorsun? 💔❤️

Şunu dedin:

Devam

ChatGPT:

Tamam… bırakmıyorum. 🌙

Devam ediyorum.

2. Bölüm – Aynı Yalnızlıkta Buluşmak

Şehir gece olunca dürüstleşirdi.

Gündüz saklanan her şey, ışıklar sönünce ortaya dökülürdü.

Camdan dışarı baktım. Sokak lambası titriyordu; sanki o da kararsızdı kalmakla gitmek arasında. Elimde telefon, hiçbir numarayı aramadan bekledim. İnsan bazen birini aramaz; aranmayı umut eder.

O an telefonum titredi.

Bilinmeyen bir numara.

Açmadım.

Bir dakika sonra tekrar çaldı.

Kalbim, mantığımdan önce davrandı.

— "Alo?"

Sessizlik.

Sonra bir nefes…

Ve o ses.

— "Yanlış numara olabilir… ama kapatırsan, bu gece daha zor geçecek."

Dizlerim titredi.

Çünkü bazı sesler vardır, daha ilk cümlede insanın içini tanır.

— "Beni nereden tanıyorsun?" dedim.

Güldü. Kısık, yorgun bir gülüştü bu.

— "Gözlerinden."

Sustum.

— "Bugün sokakta… yanından geçtim," dedi. "Dönüp bakmadın. Ama bakmadığın her saniye, içimde büyüdü."

Pencereye yaslandım. Aynı şehirde, aynı gecede, aynı yalnızlıkta iki yabancıydık artık. Ya da yabancı değildik hiç.

— "Buluşalım mı?" dedi fısıltıyla.

"Sadece konuşmak için. Sessizce. Kaçmadan."

Saat geçiyordu. Mantığım bağırıyordu.

Ama kalbim çoktan ayakkabılarını giymişti.

— "Nerede?" dedim.

— "Deniz kenarında. İnsanların kalabalığına inat, yalnız kalabildiğimiz yerde."

Telefon kapandı.

Ve ben anladım:

Bazı geceler vardır, insan ya evde kalır…

ya da hayatına çıkar.

Ceketimi aldım.

Aşk, bazen kapıyı çalmaz.

İnsanı dışarı çağırır.

Şunu dedin:

Bana kitap yaz

ChatGPT:

Yazar moduna geçerim 😄📚

Ama tam isabet olması için tek bir şey sorayım:

👉 Ne tür bir kitap istiyorsun?

(örnek: roman, fantastik, korku, aşk, bilim-kurgu, kişisel gelişim, çocuk kitabı…)

İstersen ben kendim bir konu seçip hemen 1. bölümle de başlayabilirim.

Top sende 👀✍️

Şunu dedin:

Aşk

ChatGPT:

Tamam… 🌹

O zaman kalpten yazıyorum.

Adı: Bir Şehrin İçinden Geçen Aşk

1. Bölüm – Gözlerine Denk Geldiğim An

Bazı insanlar hayatına girmez.

Hayatını böler.

Onu ilk gördüğümde saat kaçtı hatırlamıyorum. Ama şehir akşamüstüne yaslanmıştı; gökyüzü turuncu ile mor arasında kararsızdı. Kalabalığın içinden yürüyordu. Herkes bir yere yetişiyordu, o hariç. O, sanki zamanla kavga etmeyi bırakmıştı.

Göz göze geldik.

Bir saniyeydi belki. Ama içimde yıllar sürdü.

Bakışlarında bir tanıdıklık vardı. Daha önce hiç konuşmamıştık ama sanki çok şey söylemiştik birbirimize. O an şunu hissettim:

Bazı aşklar tanışarak başlamaz. Hatırlayarak başlar.

Yanımdan geçti. Parfümü kaldı. Kalbim kaldı. Ben kaldım.

Arkasından dönüp bakmadım. Çünkü dönersem, bir daha eskisi gibi olamayacağımı biliyordum. Ama kader dediğin şey, insanın cesaretsizliğini pek umursamaz.

O gece uyuyamadım.

Ve bilmeden, onun da uyuyamadığını…

İstersen:

Hikâyeyi devam ettireyim

Aşkı acı, imkânsız ya da mutlu sonlu yapayım

Karakterleri senin istediğin gibi şekillendireyim

Söyle… Bu aşk nasıl bitsin istiyorsun? 💔❤️

Şunu dedin:

Devam

ChatGPT:

Tamam… bırakmıyorum. 🌙

Devam ediyorum.

2. Bölüm – Aynı Yalnızlıkta Buluşmak

Şehir gece olunca dürüstleşirdi.

Gündüz saklanan her şey, ışıklar sönünce ortaya dökülürdü.

Camdan dışarı baktım. Sokak lambası titriyordu; sanki o da kararsızdı kalmakla gitmek arasında. Elimde telefon, hiçbir numarayı aramadan bekledim. İnsan bazen birini aramaz; aranmayı umut eder.

O an telefonum titredi.

Bilinmeyen bir numara.

Açmadım.

Bir dakika sonra tekrar çaldı.

Kalbim, mantığımdan önce davrandı.

— "Alo?"

Sessizlik.

Sonra bir nefes…

Ve o ses.

— "Yanlış numara olabilir… ama kapatırsan, bu gece daha zor geçecek."

Dizlerim titredi.

Çünkü bazı sesler vardır, daha ilk cümlede insanın içini tanır.

— "Beni nereden tanıyorsun?" dedim.

Güldü. Kısık, yorgun bir gülüştü bu.

— "Gözlerinden."

Sustum.

— "Bugün sokakta… yanından geçtim," dedi. "Dönüp bakmadın. Ama bakmadığın her saniye, içimde büyüdü."

Pencereye yaslandım. Aynı şehirde, aynı gecede, aynı yalnızlıkta iki yabancıydık artık. Ya da yabancı değildik hiç.

— "Buluşalım mı?" dedi fısıltıyla.

"Sadece konuşmak için. Sessizce. Kaçmadan."

Saat geçiyordu. Mantığım bağırıyordu.

Ama kalbim çoktan ayakkabılarını giymişti.

— "Nerede?" dedim.

— "Deniz kenarında. İnsanların kalabalığına inat, yalnız kalabildiğimiz yerde."

Telefon kapandı.

Ve ben anladım:

Bazı geceler vardır, insan ya evde kalır…

ya da hayatına çıkar.

Ceketimi aldım.

Aşk, bazen kapıyı çalmaz.

İnsanı dışarı çağırır.

İstersen 3. bölümde:

İlk buluşmayı çok romantik yaparım 🌊

Ya da bir sır ortaya çıkar 💥

Ya da bu aşkın imkânsız olduğunu yavaş yavaş hissettireyim 💔

Söyle… bu hikâye tatlı mı acı mı olsun?

Şunu dedin:

Devam

ChatGPT:

Peki… nefesimi tutmadan devam ediyorum. 🌊

3. Bölüm – Deniz, Şahit Tutuldu

Deniz gece daha cesurdu.

Dalgalar kıyıya vururken sanki bir şeyleri itiraf ediyordu.

Onu bankta otururken gördüm. Ellerini dizlerinin üzerinde birleştirmişti. Saçları rüzgârla karışmıştı; yüzünde tanıdık bir hüzün vardı. İnsan bazen birini ilk kez görür ama acılarını tanır.

Yaklaştığımı fark etti. Ayağa kalkmadı.

Sadece baktı.

— "Geldin."

— "Kaçamazdım." dedim.

Gülümsedi. Ama o gülümsemenin içinde sevinçten çok korku vardı. Yanına oturdum. Aramızda bir karış mesafe… ama iki hayat kadar ağırlık.

— "Adını sormayacak mısın?" dedi.

— "Şimdilik gerek yok."

Başını denize çevirdi.

— "Ben de seninkini bilmek istemiyorum."

Sessizlik oldu. Ama rahatsız edici değildi. Bazı sessizlikler vardır, insanı iyileştirir. Dalgalar konuştu bizim yerimize.

— "Biliyor musun," dedi sonra, "ben insanlara kolay yaklaşmam."

— "Ben de kolay kalmam."

Bu kez bana baktı. Uzun uzun. Sanki yüzümde geçmişimi okuyordu.

— "O zaman zor bir şey yapıyoruz," dedi.

"Birbirimize yaklaşarak."

Elim istemsizce bankta ona yaklaştı. Parmağımız değdi. Geri çekmedik. Küçük bir temas… büyük bir karar gibiydi.

— "Bir şartım var," dedi aniden.

Kalbim hızlandı.

— "Nedir?"

— "Beni tanımaya çalışırken… kaçmayacaksın."

Yutkundum.

— "Sen de kaybolmayacaksın."

Gözleri doldu. Ay ışığı gözlerinde kırıldı.

— "Söz veremem," dedi fısıltıyla.

"Ama kalmak isteyeceğim."

O an anladım:

Bu aşk kolay olmayacaktı.

Ama gerçekti.

Deniz şahit oldu.

Rüzgâr taşıdı.

Ve biz… farkında olmadan kalbimizi ortaya koyduk.

Şunu dedin:

Bana kitap yaz

ChatGPT:

Yazar moduna geçerim 😄📚

Ama tam isabet olması için tek bir şey sorayım:

👉 Ne tür bir kitap istiyorsun?

(örnek: roman, fantastik, korku, aşk, bilim-kurgu, kişisel gelişim, çocuk kitabı…)

İstersen ben kendim bir konu seçip hemen 1. bölümle de başlayabilirim.

Top sende 👀✍️

Şunu dedin:

Aşk

ChatGPT:

Tamam… 🌹

O zaman kalpten yazıyorum.

Adı: Bir Şehrin İçinden Geçen Aşk

1. Bölüm – Gözlerine Denk Geldiğim An

Bazı insanlar hayatına girmez.

Hayatını böler.

Onu ilk gördüğümde saat kaçtı hatırlamıyorum. Ama şehir akşamüstüne yaslanmıştı; gökyüzü turuncu ile mor arasında kararsızdı. Kalabalığın içinden yürüyordu. Herkes bir yere yetişiyordu, o hariç. O, sanki zamanla kavga etmeyi bırakmıştı.

Göz göze geldik.

Bir saniyeydi belki. Ama içimde yıllar sürdü.

Bakışlarında bir tanıdıklık vardı. Daha önce hiç konuşmamıştık ama sanki çok şey söylemiştik birbirimize. O an şunu hissettim:

Bazı aşklar tanışarak başlamaz. Hatırlayarak başlar.

Yanımdan geçti. Parfümü kaldı. Kalbim kaldı. Ben kaldım.

Arkasından dönüp bakmadım. Çünkü dönersem, bir daha eskisi gibi olamayacağımı biliyordum. Ama kader dediğin şey, insanın cesaretsizliğini pek umursamaz.

O gece uyuyamadım.

Ve bilmeden, onun da uyuyamadığını…

İstersen:

Hikâyeyi devam ettireyim

Aşkı acı, imkânsız ya da mutlu sonlu yapayım

Karakterleri senin istediğin gibi şekillendireyim

Söyle… Bu aşk nasıl bitsin istiyorsun? 💔❤️

Şunu dedin:

Devam

ChatGPT:

Tamam… bırakmıyorum. 🌙

Devam ediyorum.

2. Bölüm – Aynı Yalnızlıkta Buluşmak

Şehir gece olunca dürüstleşirdi.

Gündüz saklanan her şey, ışıklar sönünce ortaya dökülürdü.

Camdan dışarı baktım. Sokak lambası titriyordu; sanki o da kararsızdı kalmakla gitmek arasında. Elimde telefon, hiçbir numarayı aramadan bekledim. İnsan bazen birini aramaz; aranmayı umut eder.

O an telefonum titredi.

Bilinmeyen bir numara.

Açmadım.

Bir dakika sonra tekrar çaldı.

Kalbim, mantığımdan önce davrandı.

— "Alo?"

Sessizlik.

Sonra bir nefes…

Ve o ses.

— "Yanlış numara olabilir… ama kapatırsan, bu gece daha zor geçecek."

Dizlerim titredi.

Çünkü bazı sesler vardır, daha ilk cümlede insanın içini tanır.

— "Beni nereden tanıyorsun?" dedim.

Güldü. Kısık, yorgun bir gülüştü bu.

— "Gözlerinden."

Sustum.

— "Bugün sokakta… yanından geçtim," dedi. "Dönüp bakmadın. Ama bakmadığın her saniye, içimde büyüdü."

Pencereye yaslandım. Aynı şehirde, aynı gecede, aynı yalnızlıkta iki yabancıydık artık. Ya da yabancı değildik hiç.

— "Buluşalım mı?" dedi fısıltıyla.

"Sadece konuşmak için. Sessizce. Kaçmadan."

Saat geçiyordu. Mantığım bağırıyordu.

Ama kalbim çoktan ayakkabılarını giymişti.

— "Nerede?" dedim.

— "Deniz kenarında. İnsanların kalabalığına inat, yalnız kalabildiğimiz yerde."

Telefon kapandı.

Ve ben anladım:

Bazı geceler vardır, insan ya evde kalır…

ya da hayatına çıkar.

Ceketimi aldım.

Aşk, bazen kapıyı çalmaz.

İnsanı dışarı çağırır.

İstersen 3. bölümde:

İlk buluşmayı çok romantik yaparım 🌊

Ya da bir sır ortaya çıkar 💥

Ya da bu aşkın imkânsız olduğunu yavaş yavaş hissettireyim 💔

Söyle… bu hikâye tatlı mı acı mı olsun?

Şunu dedin:

Devam

ChatGPT:

Peki… nefesimi tutmadan devam ediyorum. 🌊

3. Bölüm – Deniz, Şahit Tutuldu

Deniz gece daha cesurdu.

Dalgalar kıyıya vururken sanki bir şeyleri itiraf ediyordu.

Onu bankta otururken gördüm. Ellerini dizlerinin üzerinde birleştirmişti. Saçları rüzgârla karışmıştı; yüzünde tanıdık bir hüzün vardı. İnsan bazen birini ilk kez görür ama acılarını tanır.

Yaklaştığımı fark etti. Ayağa kalkmadı.

Sadece baktı.

— "Geldin."

— "Kaçamazdım." dedim.

Gülümsedi. Ama o gülümsemenin içinde sevinçten çok korku vardı. Yanına oturdum. Aramızda bir karış mesafe… ama iki hayat kadar ağırlık.

— "Adını sormayacak mısın?" dedi.

— "Şimdilik gerek yok."

Başını denize çevirdi.

— "Ben de seninkini bilmek istemiyorum."

Sessizlik oldu. Ama rahatsız edici değildi. Bazı sessizlikler vardır, insanı iyileştirir. Dalgalar konuştu bizim yerimize.

— "Biliyor musun," dedi sonra, "ben insanlara kolay yaklaşmam."

— "Ben de kolay kalmam."

Bu kez bana baktı. Uzun uzun. Sanki yüzümde geçmişimi okuyordu.

— "O zaman zor bir şey yapıyoruz," dedi.

"Birbirimize yaklaşarak."

Elim istemsizce bankta ona yaklaştı. Parmağımız değdi. Geri çekmedik. Küçük bir temas… büyük bir karar gibiydi.

— "Bir şartım var," dedi aniden.

Kalbim hızlandı.

— "Nedir?"

— "Beni tanımaya çalışırken… kaçmayacaksın."

Yutkundum.

— "Sen de kaybolmayacaksın."

Gözleri doldu. Ay ışığı gözlerinde kırıldı.

— "Söz veremem," dedi fısıltıyla.

"Ama kalmak isteyeceğim."

O an anladım:

Bu aşk kolay olmayacaktı.

Ama gerçekti.

Deniz şahit oldu.

Rüzgâr taşıdı.

Ve biz… farkında olmadan kalbimizi ortaya koyduk.

İstersen 4. bölümde:

Geçmişinden gelen tehlikeli bir sır açığa çıksın

Ya da bu aşk yasak çıksın

Ya da aralarında kopmaz bir bağ kurulsun 🔥

Söyle… bu hikâye derinleşsin mi, yaralasın mı?

Şunu dedin:

Güzel ama merak uyandırıcı şekilde bitir

ChatGPT:

Tamam… o zaman kalbi kapatmadan, merakı açık bırakarak bitiriyorum. 🌒

4. Bölüm – Söylenmeyen

Saat ilerlemişti. Deniz daha sert vuruyordu kıyıya. İnsanlar seyrekleşmişti; sanki şehir bizi yalnız bırakmak için geri çekiliyordu.

Ayağa kalktı.

— "Gitmem gerek," dedi.

Ses tonu değişmişti. Az önceki sıcaklık gitmiş, yerini dikkatli bir mesafeye bırakmıştı.

— "Şimdi mi?" dedim.

— "Evet… tam şimdi."

Bir adım attı, sonra durdu. Bana dönmeden konuştu.

— "Eğer bu gece burada kalırsam," dedi, "sana yalan söylemem gerekecek."

Kalbim sıkıştı.

— "Ne hakkında?"

Cevap vermedi.

Sadece çantasından küçük, eski bir anahtar çıkardı. Avucuma bıraktı. Soğuktu.

— "Yarın," dedi. "Bu anahtarla, bu şehirde benden geriye kalan tek yere gideceksin."

— "Ya sen?"

İlk kez gözlerime baktı. Uzun, ağır bir bakıştı bu.

— "Eğer cesaret edebilirsem… orada olacağım."

Bir şey daha söyleyecek gibiydi. Dudakları aralandı. Sonra vazgeçti.

Arkasını döndü ve yürümeye başladı.

Adını hâlâ bilmiyordum.

Geçmişini hiç bilmiyordum.

Ama avucumdaki anahtar…

Bir kalbin kapısına aitti.

Deniz sustu.

Ve ben ilk kez şunu düşündüm:

Bazı aşklar, kapıyı açmadan önce insanı sınar.