LightReader

Chapter 5 - ilk doğum günüm

Bir bebeğin vücudunda uyandığımdan beri bir yıl geçti.

İlk zamanlara kıyasla artık vücudumu istediğim gibi hareket ettirebiliyordum. Başta kafamı oynatmak bile uyandığım küçük beden için imkansız bir şeydi.

Şimdi ise küçük vücudum ile evin içinde istediğim gibi emekliyordum.

Bu süre zarfında yaşadığım ev hakkında yeni şeyler öğrendim,ilk olarak ev iki katlıydı benim kaldığım oda alt katta bulunuyordu.

Alt katta benim odam dışında 5 oda daha bulunuyordu.

Evde restoranlarda bulunan türde geniş ve lüks bir mutfak bulunuyordu.Annem vaktinin çoğunu mutfakta yeni yemek tarifleri hazırlamakla geçiriyordu, neredeyse bütün dişlerim çıktığı için hazırladığı yemeklerden artık bende Yavaş yavaş yiyebiliyordum.

Ebeveyn odası benim kaldığım odanın yanı başında bulunuyordu.Ebeveyn odasının yakınında ise banyo bulunuyordu.

Ebeveynlerim beni üst katta bir kare bile götürmedikleri için üst kat hakkında hiç bir şey öğrenemedim.

Evin dışında ise kocaman bir bahçe ve havuz bulunuyordu.

Bahçede bütün renklerde ,güller bulunuyordu işin tuhaf tarafı bahçede sadece güllerin bulunuyor olmasıydı.

Bahçede sadece güllerin bulunuyor olmasından daha fazla dikkattimi çeken şey ise , bu dünyada bulunduğum süre içinde gördüğüm tek insanların annem ve babam olmasıydı.

İlk başlarda bir bebek olduğum için beni dışarı çıkarmadıklarını düşünmüştüm , şimdi ise neden beni insanlardan soyutladıklarını merak ediyorum.

1 Ağustos Sabah saat; 8. 35 Bebek odası

Anne;

"Sevgilim! Bebeğimizin kıyafetlerini değiştirebilir misin?

Baba;

"Tamam! Aşkım"

Anne;

"Çantayı hazırlamayı bittirdin mi sevgilim! İçine ihtiyaç duyulan herşeyi koydun değil mi?"

Baba;

"Hazırladım aşkım ! "

Sabah saatlerinde, anne ile babam tuhaf bir acele içerisindeydiler.Normalde bu saatlerde babam evde bile olmazdı merak dolu bakışlarla ikisini izlemekten başka hiçbir şey yapamıyordum.

Anne;

"Sevgilim Vakit geldi ! bebeğimizi kucağına al da dışarı çıkalım! "

Baba;

"Tabi! Aşkım! "

Dışarı çıkmak mı ? Bu dünyanın nasıl görüldüğünü öğrenmek için en sonunda ellime bir fırsat geçti.

Babam beni kucağına aldıktan sonra kapının önünde bulunan siyah rengteki otomobilin arka koltuğundaki Bebek koltuğuna koydu.

Yolculuk hayat ettiğim gibi geçmedi, bütün yolculuk boyunca sadece yüksek binalar görebildim.

Birkaç saat süren bir yolculuktan sonra otomobil 3 katlı bir villanın önünde durdu.

Büyük bir bahçesi olan oldukça lüks bir binaydı.

Babam ve annem arabadan indikten, sonra babam beni indirmek için arka kapıyı açıp kucağına aldı.

Villanın ön kapısından içeri girerken rahatsız edici bir patlamaya ve ışıkla karşı karşıya kaldık , dikkatli bakınca bunun bir süperiz bir doğum günü partisi olduğunu anladım.

Villanın bahçesinde yaşlı bir adam dikiliyordu ve etrafında güzelce giyinip süslenmiş birkaç kadın vardı,hepsi bir yüksek sesle doğum günü şarkısı söylüyordu.

Yaşlı adamın siyah saçları ve mavi gözleri vardı, babam gibi onun da keskin yüz hatları vardı.

Gerçekçi olursak yaşlı bir adam gibi gözükmüyordu ama nedense yaşlı bir adamın havasına sahipti.

Annem şaşkınlık ve korku ile yaşlı adama bakıyordu.

Anne;

"Baba! Bu kadar hazırlık yapmana gerek yoktu !"

Han Chul-Soo ;

"Torunumun ilk doğum günü için az bile ! Yurt dışında olduğum için küçük adamı şimdiye kadar yeterince şımartamadım! "

Anne ;

"Baba ! Her zaman çok abartıyorsun ! Düğünde yaptıklarını hâla unutmadım ! "

Han Chul-Soo ;

" Gelinim her zaman çok fazla mütevazısın! Her baba oğlunun düğüne tanıdığı birkaç insan davet eder ! "

Anne;

"Baba! Normal babaların tanıdığı insanlar Cumhurbaşkanı ve adalet bakanı olmaz ! Düğün senin sayende siyasi bir etkinlik oldu ! "

Han Chul-Soo ;

"Geçmişten bahsetmeyi bırakıp eğlenmeye başlayın ! Haneulu dedesinin güçlü ve güvenli kollarına bırakın! "

Babam beni dedemin kucağına bıraktı . Nedense babamın ve dedemin fazla yakın olmadıklarını ve hatta ikisi arasında sessiz bir savaşın başladığını hissettim.

Han Chul-Soo ;

" Oğlum ! Bebek hâlâ feromonlara karşı hassas mı ? "

Babam ;

"Evet baba! Bu nedenle şimdiye kadar eve kimsenin gelmesine izin vermedik ! Doktor birkaç ay sonra feromonlara karşı hiçbir sorunu kalmayacağını söyledi"

İkisi arasındaki konuşmayı anlamasamda, şimdiye kadar sağlığım için evde tuttuklarını anlayabiliyordum.

Doğum günü pastasını üfledikten sonra, önüme birkaç tane nesne bıraktılar.

Oyuncak bir silah, bir kitap , makyaj malzemeleri, Gavel,Mikrofon,Stetoskop, para ve birkaç tane top vardı.

Anne;,

"Bebeğim ! İçlerinden birini seç ! "

Herkesin meraklı bakışları arasında masanın üzerindeki topları aldım . Annem hayal kırıklığı dolu bakışlarla babama baktı .

Anne;

"Sevgilim! Bebeğimizin Mikrofonu seçmesini istiyordum ! "

Babam yüzünde bir gülümseme ile beni kucağına aldı.

Baba;

"Aşkım! Üzülme bebeğimiz babası gibi sporda başarılı olacak ! Karate salonuna ne zaman götürmeye başlasam ki ?"

Anne;

" Sevgilim! Sende abartma ! "

Babam beni kucağından indirip yere bıraktı.Ellimdeki topları bırakmak istemediğim için bütün gücümle dengemi sağlamaya çalıştım.

İlk önce sağ ayağımı öne attım ve sonrasında ise sol ayağımı ,yere düşmemek için uğraşırken annemin sesini duydum.

Anne;

"Bebeğim! Anneye doğru yürümeye başla ! "

Bütün gücümü kullanarak birkaç adım daha atmayı başarak kendimi annemin kucağında buldum.

More Chapters