LightReader

QUEEN OF NOTHING

KuRaYami_n
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
202
Views
Table of contents
VIEW MORE

Chapter 1 - Bölüm 1-Bir Hedefinin Olmaması

...Saf kaosun vücut bulmuş hali Rain Zenith, bugün yaşamına son vereceğiz. Son duanı etsen iyi olur.

Bugüne dek karşıma gelen herkes aynı şeyi söyledi, size bunu başarabileceğinizi düşündüren nedir?

O da süpriz olsun.

Ohh iyi madem geri durmayın hepiniz gelin gelin ki hızlıca bu işi bitirelim.

Güneş Tahtı Vadisi ilk kez bu kadar büyük bir savaşa şahitlik edecekti, bir tarafta kaostan beslenen bir insan diğer tarafta ise tanrılar tarafından kutsanan büyük bir insan grubu vardı. Kılıçlar çekildi çevreyi ölümcül bir sessizlik sardı. İlk adımı insan grubunun lideri olan Ars attı. Rain'i yeneceklerinden emin bir şekilde ona doğru ilerlediler ancak dikkate almadıkları ya da bilmedikleri önemli bir şey vardı.

"Asura Kanon:Bin Bıçak Saldırısı, Kader Düğümü!"

Zemin mutlak karanlık tarafından ele geçirildi, herkesin teni bembeyaz olmuştu, bunun ölümcül bir hamle olacağı çok belliydi. Geri dönüp alanın dışına çıkmaya çalıştıklarında herşey için çok geçti. Yerden binlerce kılıç çıkmıştı ve hepsi aynı anda harekete geçti.

Neler oluyor? Bu ne kadar gizemli bir büyü daha önce hiçbir kitapta duymamıştım. Koruyucu bariyerlerini oluşturdular oluşturmasına ama artık nafile...

Hahahaha elbette ki duyamazsın sonuçta bu büyüyü ben yarattım ve bunu gören hiçkimse hayatta kalamadı. Anlayacağınız burası mezarınız olacak, size yavaş ve acı dolu bir ölüm bahşediyorum.

Bu sözlerin ardından kılıçlar havada bir süre uçuştular. İnsanların çığlıkları vadide yankılanmaya başladı.

Aileleriniz sizi hiç uyarmadı mı? İnsan görünümlü iblislerden uzak durun diye-

Gün batımına doğru sesler azalmaya başladı. Rain bir süre sonra bu durumdan sıkılıp orayı terk etti.

Off kendime rakip olabilecek biri olmayınca hayat da epey sıkıcı geçiyor. Şimdi ne yapacağım? Gerçi yapmadığım tek birşey kaldı "sakin bir yaşam" sürmek- ama bu da hiç benlik değil..

Luxon kasabasına doğru ilerlerken aklımdan binbir farklı düşünce geçti. Ancak hiçbirinde karar kılamıyordum. Aman her neyse insanlar arasında kullanıcak bir isim lazım bana gerçek adımı söylersem yine birilerini öldürmem gerekir. Rain Gray- elbette sadece soy adımı değiştirmem yeterli olur şimdi şu korkunç auramı gizlemem lazım 17 yaşında genç bir hanımefendi için çok korkunç...

Hiçlik büyüsü başta olmak üzere kendi hayal gücümle yarattığım tüm büyüleri gizlemem lazım- ahh onlar dışında pek de iyi büyü yapamıyorum ki- kendimi korumak için bir kılıç almam yeterli olur gibi görünüyor.

Nihayet kasabanın girişi göründü. Lakin ben burada ki giriş kontrolünde zaman kaybedemem zaten güneş tamamen battı sayılır hemen kalacak bir yer bulmalıyım.

Boşluk Kapısı, açıl!

Rain önünde açılan kapıdan içeri girdi ve sakin bir şekilde sanki bir anda ortaya çıkmamış gibi ilerlemeye devam etti. Şimdilik handa bir oda kiralarsam iyi olur. İleride bir tane var gibi görünüyor.

Gümüş Ay Hanı;

Ne hoş bir isim diye düşündüm içten içe..

Kapıyı ittim, büyük bir gıcırtıyla açıldı. İçeri girdim, nedensizce herkes gözlerimin içine bakıyordu. Altın sarısı gözlerim bu beklenmedik durum karşısında sanki solmaya başlamıştı. İçime bir ürperti düştü, nedenini anlamadım gerçi ama en yakın zaman da ortaya çıkardı.

İçeri girdikten sonra kapıyı kapatıp hızlıca resepsiyona doğru ilerledim.

Merhaba ben buralarda yeniyim de boş odanız var mı acaba?

Elbette ki var ne kadar süre kalacaksınız?

Sadece bugünlük, yarın ayrılacağım.

Pekala koridorun sonunda ki 23 numaralı odaya yerleşebilirsiniz.

Odanın anahtarını aldıktan sonra yavaşça odama doğru ilerlemeye başlamıştım ki insanların hakkımdaki konuşmalarını duydum. Gözlerim onlarda hem büyük bir merak hem de korku ve dehşet uyandırmıştı. Açıkçası bu durumda böyle birşeyin olmasını bende beklemiyordum. Düşüncelerimi bir kenara itip ilerlemeye devam ettim. Nihayet odama varmıştım. Hemen içeri girip kapıyı kilitledim ve eşyalarımı kenara attım. Nihayet biraz dahi olsa güvenlice dinlenebilecektim.

Odaya girdikten kısa bir süre sonra uykum ağır bastı ve bende pes ettim...

-

Şafağın ilk ışıkları ile gözlerimi açtım ve kasabanın merkezinde ki emlakçıyla görüşmek için yola çıktım. Belki de bu girişimden vazgeçmeliydim.

Meydanda büyük bir insan kalabalığının tek bir noktaya toplandığını görünce merakıma yenik düşüp neye baktıklarını görmek için yanlarına gittim, gitmez olaydım.

İnsanların diğer ırkları köleleştirmesini anlayabilirdşm ancak kendi ırklarını köleleştirmeleri çok tuhaf burada garip birşeyler var ve ayrıca köle olarak sattıkları kişiler çocuklar.

İnsanların konuşmaları başımı ağrıtmaya başlamıştı, tam orayı terk etmek üzereydim ki zihnimde bir ses yankılandı. "Lütfen bana yardım et... Beni bu cehennemden çıkar."

Bir insanın zihnime erişmesi beni çok korkuttu. Gerçi hangi üstün iblis olursa olsun böyle bir durumda korkardı ki bu bir çocuk cidden yetenekli olmalı arkamı döndüm ve gözlerim onu aramaya başladı. Gümüş saçlı bir erkek çocuğuyla göz göze gelmiştim. Gözleri sanki ucu bucağı olmayan bir okyanus gibiydi.

Satılma sırası ona gelmişti. Sahneye çıkardılar ve şu sözleri söylediler "insan-iblis melezi". Teklifler gelmeye başladı. 500, 570, 600, 640, 660, 710, 800, 880, 950 kimse daha yüksek bir teklif vermeye cürret edemiyordu çünkü bu teklif kasabanın yönetiminden sorumlu Lord Ferid'den gelmişti.

Derin bir nefes aldım ve 1.000 diye haykırdım. Tam 1.000 altın.

Herkes şok olmuştu sanırım lordun teklifinin üstüne teklif vermem çok dikkat çekti. Lord bana dönüp bir velet o kadar etmez diyerek ayrıldı. Bende hemen çocuğu alıp oradan uzaklaştım. Çocuğu üzerinde ki prangalardan kırtardıktan sonra onunla konuşmaya başladım.

Selam ufaklık benim adım Rain Gray, senin adın nedir?

Arthur Gaelas efendim..

Tanıştığımıza memnun oldum Arthur, benimle bu şekilde konuşmana gerek yok, rahat ve kendin ol. Kaç yaşındasın Arthur?

-9.

Bir dakika ne ciddi misin? Neredeyse senin yaşının iki katıyım ayrıca neden seni ve diğer çocukları köle pazarında satılığa çıkardılar ki? İnsanlar kendi ırklarına bunu yapacak cesareti nereden buluyor?

Bilmiyorum, tek bildiğim bir melez olduğum için oradaydım.

Her neyse herşey geride kaldı artık özgürsün. Hadi gidip sana bir takım kıyafet alalım.

Hey Rain abla birşey soracağım.

Seni dinliyorum.

Sen safkan bir iblissin değil mi?

Hah, evet safkan bir kaos iblisiyim.

O halde neden buradasın, şuanda yaptıklarımız ve senin bu sakin tavrın doğana çok ters.

Bunu nereden biliyorsun?

Bende kaos iblislerinin kanını taşıyorum...

O zaman o safir gözlerin insan kanı aracılığıyla geliyor değil mi? Çünkü kaos iblisleri safir gözlere sahip olamaz.

Evet, gümüş saç ise oldukça nadirdir bu sebepten ötürü kaos iblisi olduğumu söylediğimde hiçkimse bana inanmıyor hatta iblis lordlarının sorularını cevapladığımda yalancı olarak anılıp tüm klanlara olan erişimim yok edildi. Kısaca terk edildim.

Zavallı- neyse daha sonra konuşuruz hadi yeni bir takım kıyafet alalım sana. İçeri gir ve istediğini al.

Zihnim, sankş yeni bir kimliğe bürünüp benimle konuşmaya başladı.

Neler oluyor sana Rain? Seni ilk kez böyle samimi görüyorum, saf kaosun unutulmuş prensesi onca yılın ardından ne bu tavır? Üstelik davranışların da değişmeye başladı. Ailen katledildikten sonra bir daha bu hale geleceğini kim bile-

Kes sesini yapmam gereken işler var, zamanımı harcama.

Arthur siyah bir pantolon ve lacivert bir ceket giyip karşıma geldi.

Nasıl oldu Rain abla? Yakışmış mı?

Elbette, çok tatlı oldun Arthur hadi gel hesabı ödeyip gidelim, daha yapmamız gereken birkaç iş daha var.

Ne gibi?

Ben buralarda yeniyim kalacak bir yere ihtiyacım var ama düzenli olarak hana para vermek istemiyorum yani bir ev alacağız sonra da bir dükkan açacağız. Böylece kimsenin dikkatini çekmeden yaşayabilirim.

İyi de dükkan açmak epey masraflı olacaktır, ev aldıktan sonra bir dükkan açabilirmiyiz ki?

Orasını bana bırak, aslında açmamıza gerek yok ama insanlar paranın kaynağını araştırmak isteyecektir. Unutma insanlar çok meraklı ve kurnaz varlıklardır.

Maceracılar loncasına kaydolsak olmaz mı? Daha kolay olur hem kanımızın bize verdiği savaşçı yeteneklerle çok başarılı oluruz.

Onca insanın olduğu sokaklardan yürürken bu tarz bir konuşma garipsenebilir. Şimdilik bu konuyu burada kapatalım. Sana anlatmam gereken daha çok şey var sadece zamanını beklemelisin.

Son birşey söyleyeceğim, tapınağın Khavra Klanını yok ettiği doğru mu?

Evet doğru.

Bu durumda dünyada kaos iblisi olarak geriye sadece biz mi kaldık?

Aynen öyle-

Aradan birkaç saat geçer ve gün batımına birkaç saat kala Arthur'un özgün büyüleri sayesinde hızlıca yerleşirler.

Özgün büyülerin oldukça iyi ve kullanışlı Arthur, ortalama 2 günümüzü alacak olan yerleşme işi sayende 3 saatte bitti.

Ahh bu basit büyüler benim asıl büyülerim değil ki, ben savunma odaklı büyüler geliştiriyorum.

Ohh ilginç ben de saldırı odaklı büyüler geliştiriyorum. Ne kadar da zıttız değil mi? Ama aynı zamanda birbirimizi tamamlıyoruz.

Hadi büyülerimizi kapıştıralım hangimizin büyüsü daha güçlü öğrenelim.

Emin misin? Benim büyülerimi gören kimse hayatta kalamadı. Bu sözleri daha önce pek çok iblisten duydum ama nafile işte hayattayım.

İyi madem hadi arka bahçeye geçip kapışalım.

...

Hazır mısın?

Evet hazırım, tüm gücünle gel bekliyorum.

Asura Kanon:Bin Bıçak Saldırısı, Ölüm Yazısı!

İron Kura:Çelik Beden!