Ön Söz
Bazı kadınlar bir kez ölmez.
Önce susarak ölürler.
Sonra bekleyerek.
En son da sevilmediğini bile bile sevmeye devam ederek.
Bu kitap, öldüğü gün sessiz kalan bir kadının hikâyesi değil.
Bu kitap, yaşarken defalarca kaybolmuş bir kadının yeniden uyanışıdır.
İlk hayatında güçlüydü.
Hep toparlayan, hep anlayan, hep geç kalan.
Kimseye yük olmamaya çalışırken, kendini omuzlarında taşıdı.
Ve bir gün…
Artık taşıyamadı.
Ölüm bir son olmadı.
Çünkü bazı ruhlar, yarım kaldıkları yerden gitmezler.
Gözlerini açtığında başka bir bedendeydi.
Aynaya baktığında tanımadığı bir yüzle karşılaştı.
Ama kalbi…
Kalbi her şeyi hatırlıyordu.
Bu bir "ikinci şans" hikâyesi değil.
Bu, aynı acının başka bir bedende yeniden sınanması.
Sevdiği adamı yeniden gördüğünde anladı:
İnsan bazen sevilmek için ölmek zorunda kalır.
Ama yaşamak için, kendinden vazgeçmemeyi öğrenmelidir.
