LightReader

Chapter 3 - Aşiyan

DÖNÜŞÜM

Birinci Bölüm – Yeniden Nefes

Sonbaharın son günleriydi.

Yağmur, akşamın karanlığını delip geçercesine yağıyor; gök gürültüsü hastanenin duvarlarında yankılanıyordu.

Odanın içinde kesintisiz bir bip sesi vardı.

Keskin bir dezenfektan kokusu…

Ve aniden, korkuyla açılan gözler.

Kadın nefes alarak uyandı.

Göğsü hızla inip kalkıyordu.

Ciğerleri havayla doluydu.

Canlıydı.

Ama…

O ölmüştü.

Bunu biliyordu.

Çünkü ölürken hissettiği o boşluğu, o karanlığı unutmak mümkün değildi.

Kanlıydı.

Sıcaktı.

Gerçekti.

Etrafına bakındı.

Her şey yabancıydı.

Tanımadığı insanlar vardı odada.

Kimi öfkeyle bakıyordu.

Kimi ağlıyordu.

Kimi ise mutlulukla, gözleri dolu dolu ona bakıyordu.

Sonra…

Bir çift gözle göz göze geldi.

İçinden bir ürperti geçti.

Sanki cehennemden çıkmış bir zebaniyle karşılaşmış gibiydi.

Kalbi kasıldı.

Kendisi olduğunu biliyordu.

Ama bu bedenin ona ait olmadığını henüz bilmiyordu.

Konuşmak istedi.

Ses çıkmadı.

Doktorlar geldi.

Soğukkanlı, dikkatli bakışlarla onu incelediler.

"Krizi atlattı," dedi biri.

"Artık hayati tehlikesi yok."

İşte o an anladı:

Hayata geri dönmüştü.

Ziyaretçiler bir süre sonra odadan çıktı.

Sessizlik çöktü.

Gözleri kapalıyken küçük bir el, parmaklarına dokundu.

"Anneciğim… nasılsın?"

Kadın bir anda gözlerini açtı.

Karşısında kıvırcık saçlı, tatlı yüzlü bir çocuk vardı.

Gözleri…

O gözler kehribardı.

Sanki eski hayatından bir parçaydı.

Çocuk yatağa tırmanmaya çalışıyordu.

"Alex, uslu dur," dedi keskin bir erkek sesi.

"Annen daha yeni uyandı."

Kadın hâlâ hiçbir şey anlamıyordu.

Zihni karmakarışıktı.

Önceki hayatı, yaşanmışlıkları, çocukları… hepsi aklındaydı.

Ama şimdi…

Başka bir bedendeydi.

Başka bir kadındı.

Başka bir hayattaydı.

Tanrı ona bir lütuf mu vermişti?

Yoksa bir sınav mı?

Adam, ziyaretçiler çıktıktan sonra kapıyı kapattı.

Bir anda sesi sertleşti.

Elini kadının boğazına koydu.

"Neden ölmedin?" diye hırladı.

"Madem intihar ettin, hakkını verseydin."

Kadının gözleri büyüdü.

Bu adam…

Bu hayvan…

Bu bedenin sahibini intihara sürükleyen oydu.

Oysa kendisi…

Sadece bir trafik kazasında ölmüştü.

Başkasını kurtarmaya çalışırken.

Peki bu kadının ruhu neredeydi?

Yoksa… benim bedenimde miydi?

Birkaç gün sonra taburcu edildi.

Sözde kocası olduğu söylenen adam onu hastaneden aldı.

Evin önünde durduklarında kadın donakaldı.

Bir villa…

Gösterişli, büyük, soğuk.

Ben küçük bir apartman dairesinde yaşıyordum, diye geçirdi içinden.

Ailemle… mutluydum.

Adam arkasından seslendi:

"Aşiyan… hayatta olabilirsin ama sana söylediklerim geçerli.

Belgeleri imzalayacaksın.

Ben Martin Jaren'im.

Verdiğim her sözü tutarım.

Alex'i kullanmaya kalkma."

Aşiyan hafifçe gülümsedi.

"İyileşmem için biraz zamana ihtiyacım var," dedi sakinlikle.

Ama gülümsemesi…

Artık gözlerine kadar ulaşıyordu.

Adam bu değişimi hissetti.

İçini açıklayamadığı bir huzursuzluk kapladı.

More Chapters