LightReader

Chapter 5 - Kılıcını Tanı

"Şimdi senden sadece tuttuğun kılıcı düşünmeni istiyorum," dedi Cadeon.

Tereddütle başmı salladım. "Tamam… fakat tuttuğum kılıç normal bir tahta kılıç. Özel bir yanı yok ki?"

"Kılıcını bilinçaltında görmeye çalış," diye devam etti Cadeon.

Gözlerini kapadım. "Tamam… Başardım gibi. Beyaz bir boşlukta, ellerimde bir kılıç var."

"Güzel. Şimdi onunla konuşmayı dene. Her şeyden önce, kılıç senin yegâne yoldaşındır. Kılıcını tanı," dedi Cadeon, sesi bu kez daha kararlıydı.

"Kılıçla konuşmak mı? Ne saçmalıyorsun sen öyle?" diye mırıldandım Cadeon bunu duymuş gibiydi.

Cadeon'un sesi keskinleşti. "Dediğimi yap! Hemen!"

Cadeon ilk defa bana emir veriyordu.

Direnmenin anlamı yoktu. Derin bir nefes aldım ve kılıcımla konuşmayı denedim… Ve inanılmaz bir şekilde kılıç bana gerçekten cevap verdi.

"Sen… benim kılıcım mısın?" diye sordum şaşkınlıkla.

"Evet, Efendi Andre. Ben sizin kılıcınızım," dedi kılıç, saygılı bir tonla.

Elimdeki basit tahta şeyin konuştuğuna inanamıyordum. Bu gerçek olamazdı.

"Sen sadece bir tahta parçasısın… Kırılırsan, ölecek misin?" diye sordu.

"Hayır, Efendi Andre. Şu an bir kılıç formundayım fakat özümde sizin ruhunuzun bir parçası olan Kılıç Ruhuyum. Ne kadar kılıç değiştirirseniz değiştirin, seçtiğiniz kılıcın özel bir ruhu olsa bile bilinçaltınızda her zaman ben olacağım."

"Yani… aslında sen, ruhumun benim bile bilmediğim bir tarafısın."

"Evet, Efendi Andre."

Bilinçaltından çıktım ve gözlerimi açarak Cadeon'a döndüm.

"Kılıcımla konuşabildim! Bu inanılmaz!" dedim heyecanla.

"Değil mi? Bu dünya gizemlerle dolu. Kendi ruhumuz bile bizim için bilinmez bir şey," dedi Cadeon, gülümseyerek. "Peki, kılıcın nasıldı?"

Omuz silktim.

"Onunla çok konuşmadım ama benimle resmi bir şekilde konuşuyordu. Bana 'Efendi Andre' diyordu. Ayrıca oldukça itaatkârdı."

"İşte bu bir Verblade olduğunun kanıtı! Diğer ailelerin ya da insanların kılıç ruhları o kadar asi olur ki, çoğu kişi yıllarını kılıç ruhunu tanımaya verir. Fakat biz Verblade'ler için bu bir sorun değil."

"Peki ya diğer ruhlar? Verblade'lerin diğer ruhları da kılıç ruhu gibi mi?"

Cadeon başını salladı. "Ah… Bu çoğu Verblade için farklıdır. Bazılarının mana ruhu da itaatkâr olur, bazılarının ise hayır. Bir yöndeki ustalığın, o yönün ruhuyla arandaki ilişkiye bağlıdır."

Bi anlık düşünceyle ağzıma ilk geleni söyledim,

"Korkuyla oluşacak bir ilişki yerine, kılıç ruhumla arkadaş olmak daha iyi değil mi?"

Cadeon ciddi bir ifadeyle başını salladı.

"Kılıç ruhunu şımartmak büyük bir risktir. Onunla arkadaşmış gibi konuşmayı deneyebilirsin fakat o bunu fırsat bilip asileşebilir de. Unutma, eğer asileşirse eski haline dönmesi yıllarını alabilir."

More Chapters