LightReader

Chapter 10 - 10. Bölüm: O Kuliste Ne Oldu?

Ichigo Production'da Gece Konuşması

Ichigo Production'ın küçük ofisi gece olmasına rağmen hâlâ ışıl ışıldı. Üç odalı yapının içinde, sesler yavaşça susmuş, yerini ağır bir sessizliğe bırakmıştı. Ichigo ve Miyako toplantı odasında bekliyordu. İçeride, Ai ve Nino dışında ekip üyeleri toplanmıştı.

Ichigo ciddi bir ifadeyle sandalyeye yaslanmış, kızların yüzlerindeki kararsız ifadeleri süzüyordu. Miyako, bir köşede kollarını kavuşturmuş, sessizce onları dinliyordu.

Ichigo:

"Buraya sizi dinlemek için topladım. Açık konuşalım. Dün kuliste neler oldu ve bu konuda neler hissettiniz?"

Kızlar birbirine baktı. İlk sözü söylemek istemeyen bir çekingenlik vardı. Sessizlik ağırlaştığında Watanabe derin bir nefes alarak konuştu.

Watanabe:

"Başkan... Biz yıllardır bazı şeyleri içimizde tutuyoruz. Nino'nun dün yaşadıkları, hepimizin hislerinin bir yansımasıydı. Ai harika biri, bunu inkâr edemeyiz. Ama bazen... onun ışığında tamamen kaybolduğumuzu hissediyoruz."

Diğer kızlar, başlarını sallayarak onu desteklediler. Takamine söze devam etti.

Takamine:

"Ai'ye kızgın değiliz. Ama bazen bizimle aynı grupta olduğunu unuttuğunu hissediyoruz. Herkes onu izliyor, herkes ona hayran. Biz de elimizden geleni yapıyoruz ve bunu onun da fark etmesini istiyoruz."

Miyako, Ichigo'ya bakarak hafifçe kaşlarını çattı. Bu, düşündüklerinden daha büyük bir meseleydi.

Ichigo:

"Peki, Ai bunu bilinçli mi yapıyor yoksa farkında olmadan mı?"

Watanabe:

"Farkında olmadan yapıyor gibi. Ama bir noktada, farkında olmamak da can yakıyor, değil mi?"

Ichigo kısa bir sessizlikten sonra başını salladı.

Ichigo:

"Anladım. Bu sadece Nino'nun değil, hepinizin içinde tuttuğu bir şeymiş. Bunu çözmemiz gerekiyor."

Gözlerini Miyako'ya çevirdi. Miyako da başını onaylar şekilde salladı.

Miyako:

"Önce Ai'nin bunu anlamasını sağlamalıyız. Ama sadece ona yüklenmekle olmaz. Sizin de onunla açık bir şekilde konuşmanız gerek."

Kızlar, sessizce başlarını sallayarak onayladılar.

Ichigo:

"Şimdi, Nino'yu dinlemeliyim."

(Resmin eklenme tarihi: 27/08/25)

Nino'nun İtirafı

Nino, Ichigo'nun odasında yalnız oturuyordu. Elleri dizlerinde, gözleri yere sabitlenmişti. Ichigo ve Miyako içeri girdiklerinde başını hafifçe kaldırdı, ama yüzündeki kırgınlık hâlâ hissediliyordu.

Ichigo masasının önüne geçip doğrudan Nino'ya baktı.

Ichigo:

"Nino, bana dün gece ne olduğunu anlat."

Nino, derin bir nefes aldı ve başını iki yana salladı.

Nino:

"Ai... Harika biri. Bunu hepimiz biliyoruz. Ama onun yanında bazen o kadar... değersiz hissediyorum ki. O sahnede durduğunda herkes ona bakıyor. O konuştuğunda herkes onu dinliyor. Ne yaparsam yapayım, hep onun gölgesinde kalıyorum."

Miyako dikkatle onu dinliyordu. Ichigo ise gözlerini Nino'nun yüzünden ayırmıyordu.

Nino:

"Bunu kıskançlıkla söylemiyorum. Onun gibi olamam. Ama... en azından burada bir değerim olduğunu hissetmek istiyorum."

Ichigo başını salladı. Bu, yıllardır biriken bir yükün dışavurumuydu.

Ichigo:

"Gitmek istiyor musun?"

Nino duraksadı. Ichigo'nun gözlerinin içine baktı. Sonra yavaşça başını salladı.

Nino:

"Hayır. Ama böyle devam ederse, bir gün gerçekten gitmek isteyebilirim."

Ichigo beklenen cevabı almış gibi başını salladı.

Ichigo:

"O zaman bu işi çözeceğiz."

Nino, hafifçe başını kaldırdı. Miyako da gözleriyle Ichigo'yu onayladı.

(Resmin eklenme tarihi: 27/08/25)

Ai ile Yüzleşme

Ichigo, koltuğuna yaslanmış, kollarını göğsünde kavuşturmuştu. Yanında Miyako vardı. İkisi de sessizce Ai'yi bekliyordu.

Ai içeri girdi ve gülümseyerek sordu.

Ai:

"Ne oldu? Bir kriz mi var patron?"

Ichigo, derin bir nefes aldı ve doğrudan konuya girdi.

Ichigo:

"Kuliste Nino'yla ne oldu?"

Ai omuz silkerek hafif bir gülümsemeyle yanıtladı.

Ai:

"Ah, çok büyütülecek bir şey yok. Biraz konuştuk. Sahnede bazen herkesin duygusal anları olur, değil mi?"

Miyako, derin bir iç çekti. Ichigo ise ciddiyetle devam etti.

Ichigo:

"Nino kırgın. Gölgende olmakta zorlandığını söyledi. Bunu da mı büyütülecek bir şey olarak görüyorsun?"

Ai'nin yüzündeki gülümseme silindi. Hafif bir huzursuzluk hissetti.

Ai:

"Nino duygusal biridir. Biraz sakinleşince düzelir."

Ichigo başını salladı.

Ichigo:

"Farkında mısın? Herkes seni izliyor. Ekip senin üzerine kurulu. Eğer sen bu ekibe sırt çevirirsen, bir gün herkes pes eder."

Miyako da sessizce ekledi.

Miyako:

"Ai, harikasın. Ama sadece harika olmak yetmez. Yakınındakilere destek olman gerek."

Ai, gözlerini kaçırdı. İçinde bir şeylerin kıpırdadığını hissetti. Dudaklarını araladı ama sonunda sadece fısıldadı.

Ai:

"Ben elimden geleni yapıyorum... ama herkesin benden bir şey beklemesinden yoruldum."

Ichigo bir süre sessiz kaldı.

Ichigo:

"Eğer gerçekten yorulduysan, neden burada olduğunu tekrar düşünmelisin. Çünkü böyle devam edersen, bir gün bu ekip çökecek. Ve her şey gözlerinin önünde dağılırken hiçbir şey yapamayacaksın."

Ai, derin bir nefes aldı. Miyako'ya, sonra Ichigo'ya baktı. Sonunda başını eğdi ve fısıldadı.

Ai:

"Ben... biraz düşüneceğim."

Ve odadan çıktı.

Ichigo Production'da Toplantı

Ertesi gün Ichigo Production'ın küçük toplantı odasında herkes toplanmıştı. Ai, Ichigo'nun yanında oturuyordu. Yüzünde her zamanki gülümsemesi vardı ama içinde bir mahcubiyet barındırıyordu.

Ichigo ağırbaşlı bir ifadeyle konuşmaya başladı.

Ichigo:

"Bu toplantı, birbirimize nasıl destek olacağımızı konuşmak için yapıldı. Dün olanlar hepimize bir şey gösterdi: Birbirimizi anlamazsak, bu ekip ayakta kalamaz."

Kısa bir duraksamadan sonra başını Ai'ye çevirdi. Ai derin bir nefes aldı ve konuştu.

Ai:

"Öncelikle... dün yaşananlardan dolayı özür dilerim. Bazen farkında olmadan sizi kırıyorum. Hepinizin hislerini daha iyi anlamalıydım. Daha iyi bir lider olacağım."

Salon sessizdi. Kimi üzgün, kimi tereddütlüydü. Nino ise gözlerini kaçırıyordu.

Ichigo devam etti.

Ichigo:

"Bu sadece bir özür değil. Bundan sonra nasıl devam edeceğimiz önemli. Ekip olmak, sadece sahnede değil, sahne arkasında da birbirimizin yanında olmak demektir."

Miyako da onayladı.

Miyako:

"Ai bir hata yaptıysa, anlamaya çalışın. Ama Ai, sen de onların duygularını daha çok dikkate almalısın."

Nino, derin bir nefes alarak sonunda konuştu.

Nino:

"Ai... Sen hep parlayan yıldız oldun. Biz ise bazen gölgede kaldık. Ama tek istediğimiz, senin bizimle aynı seviyede olduğunu hissetmek."

Ai başını salladı. İlk kez gerçekten dinliyordu.

Ai:

"Tamam. Bundan sonra daha dikkatli olacağım. Sizinle daha çok zaman geçireceğim."

Ichigo hafifçe gülümsedi.

Bu toplantı, sadece bir özür değil, yeni bir başlangıçtı.

Devam Edecek...

More Chapters