Konser alanı, sabahın erken saatlerinden itibaren hummalı bir hazırlık içerisindeydi. Sahne ekibi ışıkları test ediyor, ses mühendisleri son ayarlarını yapıyordu. Kuliste ise Ai ve ekibi, son yaşanan olayların ardından ilk kez birlikte sahneye çıkmanın heyecanı ve gerilimi içindeydi.
Ichigo ve Miyako, alanın arka tarafındaki VIP bölümünde sessizce gözlemliyordu. Miyako, hafifçe başını eğip fısıldadı:
"Bu gece, onların gerçekten nasıl bir ekip olduğunu göreceğiz."
Ichigo kollarını kavuşturmuş, sahneye hazırlanan kızları izliyordu.
"Eğer bugünü atlatabilirlerse, gerçekten bir ekip olmuşlar demektir," diye karşılık verdi.
Kuliste Ai takım arkadaşlarına gülümsüyordu. Gerilim hissediliyordu, ama bu gece onların gerçek sınavıydı.
"Bugün sadece sahnede eğlenelim," dedi Ai. "Kimin ne düşündüğünü unutun, sadece müziğe odaklanın."
Fuyuko, kollarını kavuşturmuş, sessizce başını salladı. Önceki günlerin gerginliği tam anlamıyla çözülmemişti ama Ai'nin çabasını görmemek imkânsızdı. Watanabe sessiz ama kararlı bir ifadeyle duruyordu. Takamine ve Ari birbirlerine kısa bir bakış atarken, Meimei her zamanki gibi enerjikti ama gözlerinde hafif bir endişe vardı.
Kyun ise hepsine cesaret vermek istercesine, "Pekâlâ, hadi bu geceyi unutulmaz yapalım!" dedi.
Herkes hafifçe gülümsedi. Fakat en büyük değişim, Ai'nin gözlerindeydi. Bu sefer gerçekten her şeyin farkındaydı. Bu sadece bir konser değildi; bu, onların birbirine gerçekten güvenip güvenemeyeceklerini gösterecek andı.
Salonun ışıkları söndü. Kalabalığın heyecanlı çığlıkları yükseldiğinde, Ai derin bir nefes aldı ve kulis kapısının önünde duran ekibine döndü.
"Hepiniz yanımda olduğunuz sürece, ben de sizinle parlayacağım," dedi.
Bu sözler, kulistekilerin yüzlerine hafif bir rahatlama getirdi. Ai bu sefer yalnız parlamak istemiyordu; onlarla birlikte ışıldamak istiyordu. Ve ardından sahneye çıktılar.
Sahne ışıkları yandığında, tüm ekip en iyi formlarındaydı. Ai merkezdeydi ama bu defa diğerleri de kendi ışıklarını yayabiliyordu. İlk şarkı başladığında Ichigo, gözlerini kısmış şekilde sahnede olanları izliyordu. Yanında duran Miyako ise monitörden ses ayarlarını kontrol ediyordu.
"Bu sefer dinamikleri değişmiş gibi," dedi Miyako.
"Artık Ai, sahnenin tek odak noktası olmaktan kaçınıyor," diye ekledi Ichigo. "Bu iyi bir işaret."
Kalabalık coşkuyla bağırıyordu. Evet, Ai hâlâ grubun en parlak yıldızıydı ama bu sefer Takamine ve Watanabe'nin de parladığı görülüyordu. Ai, ışığını paylaşmaya özen gösteriyordu. Özellikle Fuyuko'ya sahnede daha fazla alan bırakıyordu.
Ari ve Meimei, sahnede daha özgüvenliydi. Kyun'un enerjisi tüm sahneye yayılmıştı. Ve en önemlisi, Fuyuko artık dizilimde Ai'nin hemen solunda, ikinci sıradaydı. Yanında duruyor, sahnenin tam merkezinde yer alıyordu.
Ichigo ve Miyako, birbirlerine kısa bir bakış attılar.
"Bu ekip gerçekten bir ekip olmaya başladı," dedi Ichigo.
Miyako ise hafifçe gülümsedi.
"Bu, onların bir bütün olarak parlamalarının başlangıcı olabilir."
Ve konser ilerlerken, B-Komachi üyeleri sahnede sadece bireysel yıldızlar değil, gerçek bir bütün olduklarını hissetmeye başlamıştı.
Devam Edecek...
